Aile, yapı ve işlev bağlamında herhangi bir alternatifi olmayan kurum özelliğine sahiptir. Çocuk bakımı ve yetiştirilmesi, kültürel yönüyle bir kimlik ve değer kazandırmada yeni kuşakların geliştirilmesi, aileyi toplumda en önemli unsurlardan biri yapmaktadır. Ailenin birey ve toplum arasında bir köprü niteliği taşıdığı söylenebilir. Aile yapısına göre birey özellikleri ve nitelikleri, kişiliğin bir göstergesi olacaktır. Dolayısıyla aile hukuku, olumlu değerlerin kazandırılmasında aileyi en önemli unsurlardan biri olarak görmeyi gerektirir ve hukukun düzenlenmesinin temelinde de bu faktörlerin yer aldığı ifade edilebilir.
Aile hukuku, toplum yapısına göre zamanla değişim ve gelişim göstermiştir. Modern bir toplumun temelinde aile hukukunun kapsamı, sağlıklı ve huzurlu bireye toplumda sahip olunabilmesi hedefli gelişmelerden oluşmalıdır. Aileye önemli sorumluluklar düştüğünün bilinmesi, ailede bireylerin kişilik özellikleri kadar zayıf konumda olanların korunmasını hedeflemeyi gerektirmiştir. Ancak bunların hukuksal yönüyle ele alınması gerekmiştir. Burada öncelikle aile hukuku, modern toplumda meydana gelen anlayış ve iyileşmelere göre, bireylerin korunması, gelişmesi, sağlıklı bir toplum yapısını oluşturabilmesi gibi konular özelinde ele alınmalıdır. Aile hukukuna yönelik kurallar, Medeni Kanun’da 376 tane kural kapsamında işlenmiştir. Aile Hukuku Kitabı kapsamında açıklanan bu kurallar, birçok konuda ele alınsa da Medeni Kanun’un az uygulanan kuralları olarak görülebilir. Diğer yandan kural sayısı oldukça fazla olmakla birlikte belirli eksikliklere de aynı oranda sahiptir. Temelde sağlıklı bir ailenin kuralsız/kanunsuz oluşturulabilmesi gerekmektedir. Genelde yaşanan sorunlardan biri olan para faktörü gündeme gelmemelidir. Aile içinde para, ailedeki anlaşmazlıkların ya da sorunların en temel unsurlarından biri haline gelmiş ve sorunlar gün geçtikçe artmıştır. Bu yönde aile hukukunun eksikliklerinin giderilmesi, öncelikle ‘zayıf’ grubun istekleri/hakları temel alınarak geliştirilmesi ve incelenmelidir. Kuralların iyileştirilmesinde önemli faktörün bu olabileceği, modern toplum yapısındaki problemlerin belirlenerek geliştirilebileceği söylenebilir.
Aile Hukuku Üzerine Tartışmalar ve Gelişmeler
Aile hukuku devlet ve toplum bağlamında önemini koruyan, ailede meydana gelebilecek boşanma, velayet, nafaka gibi konularda hukuk yoluyla arayışları bünyesine dâhil eden hukuk sistemidir. Hukuk kapsamı, aile bireylerinin haklarını koruyabilecek özellik ve niteliklere sahip olmalıdır. Bu konu, toplumda uzun bir dönem farklı tartışmaların da yaşanmasına ortam hazırlamıştır. Aile hukukunda özellikle de cinsel saldırı veya cinayet sorunlarında İstanbul Sözleşmesi’nin etkili argüman olup olmadığı değerlendirilmiş, uzun bir dönem Türkiye nezdinde incelenmiştir. Ancak bu sözleşmenin Türkiye’de uygulanabilirliği ve sorunların çözümlenmesindeki potansiyeli gibi problemler bir yana bırakıldığında, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un hükümlerinin de bu sözleşme kapsamında olduğu gibi aile hukukunu sağlamada yeterli olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. Ancak hukuki yönüyle ne oranda sağlanabildiği sorusu tartışmalıdır. Dolayısıyla aile hukuku gereklilikleri, yeni düzenleme yapılmasını önemli kılmakta ve daha yetkin bir düzeyde korumayı sağlamayı amaçlayan hukuk kurallarını geliştirmeyi gerekli göstermektedir.
Aile hukukunun kurallarla birlikte geliştirilmesinde söz konusu uluslararası çalışmaların değerlendirilmesi ve uygulamaların incelenmesi önemlidir. Aile hukuku, özellikleri ve nitelikleri gereği birçok yenilikçi faktörü barındırmalıdır. Örneğin özellikle Türkiye gibi gelenekselci yapının ağır bastığı toplumlarda aile hukuku, toplumların kültürel ve gelenek bağlamında zayıf konumda kalanların korunmasını gerektirecek yaptırım ve uygulamaları içermelidir. Dolayısıyla toplum kurallarını geliştirebilecek nitelikteki çalışmaların temeli, aile hukuku ile sağlanabilecektir. Ancak bunun yanı sıra, insanların genelde aile hukuku kurallarını tam olarak bilmediği, aile bireylerinin haklarını koruyamadığı, Medeni Kanun çerçevesinde en az bilinen/uygulanan kurallar olduğu yorumlanabilir. Burada insanların da haklarını arama, kendilerini savunma gibi konularda eksik bilgiye sahip olması, ailede yaşanan sorunları çözmede yetersiz kalacaktır. Kule Hukuk Bürosu avukatı Av. Behzat Küle, aile hukuku konusunda size gerekli danışmanlığı yapabilir. Ailede ‘zayıf’, ‘güçsüz’, ‘haksızlığa uğramış’ gibi durumlarda kalmanız halinde yaşadığınız sorunlarda, bilgisiyle sizleri yönlendirip sürecin hızlı ve etkili bir şekilde çözümlenmesini, Kule Hukuk Bürosu sağlayabilir.
Aile Hukuku Davalarını Nasıl Çözümlüyoruz?
Aile hukuku konusu oldukça tartışmalı ve birçok konuyu içerisinde barındıran bir hukuk alanıdır. Buna göre bireyin sorunları ve görüşleri değerlendirildikten sonra, hukuki haklar ve kanun kapsamında yapılabilecekler sıralanır. Kadınlara yönelik hakların 6284 sayılı Kanun çerçevesinde değerlendirildiği, bunun yanında korunmaya ihtiyacı olan çocukların hakları ya da ailede engelli bireylere yönelik hakların hedef alınması gibi birçok konuya bağlı çözüm önerileri sunulacaktır. Aile hukukuna göre hakları Av. Behzat Küle eşliğinde yönetebilir, daha hızlı şekilde çözüm sürecine ulaşabilirsiniz.
Aile Hukuku Alanında Sunduğumuz Avukatlık Hizmetleri
Aile hukuku kapsamında işlenen güncel davalar, genel bağlamda kadınların haklarına ve boşanmaya ilişkin davalardır. Kural gereğince aile hukuku davalarına bakan birim, küçük ya da büyük yerleşim yerlerinde değişmektedir. Büyük şehirlerde aile mahkemeleri aile hukukuna ilişkin süreci yönetirken küçük yerleşim alanlarında asliye hukuk mahkemeleri süreci yönetmektedir. Aile hukuku avukatı Behzat Küle’nin bu süreçte danışman olarak verdiği hizmetlerden bazıları şöyle sıralanabilir:
-
Velayet değişiklik talebi,
-
Mal paylaşım davası,
-
Uzaklaştırma kararı,
-
Tazminat davaları,
-
Anlaşmalı ya da çekişmeli boşanma,
-
Çocuğun nafaka hakkı,
-
Evlat edinme ve velayet hakları,
-
Çocuk istismarı.
