Sigorta dolandırıcılığı suçu, günümüzde artış gösteren suç çeşitlerinden biri olup toplumsal yönüyle önem taşır. Toplumun güvenini sarsan bu durum sigorta şirketlerine zarar vermekle birlikte insanların sigorta işlemlerini yerine getirmesini zorlaştırabilmektedir. Dolandırıcılık suçlarının toplum üzerindeki maddi etkileri yüksek olmakla birlikte bu konuda yapılan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (m. 158/1-k ve m. 158/1-l) düzenlemeleri, nitelikli dolandırıcılık suçudur ve ağır yaptırımları içermektedir. TCK’da sigorta dolandırıcılığı suç hükümleri ise genel olarak; sigorta bedelinin alınması maksadı ve sigorta çalışanı olarak kişinin kendisini tanıtması şeklinde geçekleştirilmesi bağlamında iki ayrı grupta düzenlenmiştir. Ayrıca sigorta dolandırıcılığı suçu günlük hayatta birçok şekilde karşımıza çıkan suçlardan biridir. Dolayısıyla suçun unsurları da içtima, teşebbüs gibi durumlarla bağlantılı düzenlenmekte ve etkin pişmanlık halleri değerlendirilmektedir.
Sigorta Dolandırıcılığından Korunma-Önleme ve Şikâyet İşlemi
Sigorta dolandırıcılığı, kapsamlı suç şekillerinden biridir. Araç sigortasında sık sık görülen bu dolandırıcılık; özel sağlık sigortası, eşya sigortası, deprem sigortası, konut sigortası, ferdi kaza sigortası gibi sigorta çeşitlerinde de görülebilmektedir. Sigorta çeşitlerinin çok olması, bu dolandırıcılık suçuna yönelik işlenebilecek aşamaların ve şekillerin de değişebileceğini göstermektedir.
İnsanların bu yönde bilinçlendirilmesi, güvenilir sigorta şirketlerine gitmesi, resmi işlem süreçlerini başlatması, kendisini sigorta şirketi çalışanı olarak tanıtan kişilere karşı ise önlem alması elzemdir. Dolandırıcıların özellikle kart, kimlik gibi çeşitleri bilgileri ele geçirmeye çalışabileceği, sözleşme yaptırabileceği ve düşük sigorta prim-masrafları ile karşımıza çıkabileceği unutulmamalıdır. Bu durumda kolluk makamlarına ya da Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikâyet edilmesi, alanında uzman avukatlardan destek alınması önemlidir.
Sigorta Dolandırıcılığı Suçunun Cezası ve TCK (m. 158/1-k ve m. 158/1-l) Hükümleri
Sigorta şirketlerinin sigorta prim ve masraflarının fazlalığına ilişkin tüketici şikâyetleri her geçen gün artmaktadır. Bu durum ise genel olarak sigorta sahteciliği ya da dolandırıcılığının artmasına ortam hazırlamaktadır. Kötü niyetli kişilerin haksız kazanç elde etme amacıyla insanları dolandırması, sigorta evrak ya da sözleşmede sahtecilikle karşımıza çıkmaktadır. Bu suç şekli ise, TCK’da “nitelikli dolandırıcılık” başlığı altında m. 158/1-k ile m. 158/1-l bentlerinde düzenlenmiştir. TCK m. 158/1-k’da “sigorta bedelini almak maksadıyla” işlenen dolandırıcılık ifadesi yer almaktadır. TCK m. 158/1-l’de, “Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle” yapılan dolandırıcılık şekli açıklanmıştır. Bu maddelerin devamında, söz konusu suçların “işlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.” şeklinde açıklama yapılmıştır.
Nitelikli dolandırıcılık suçlarının bazı türleri ile TCK m. 158/1-k ve TCK m. 158/1-l bentlerinde hükmolunan hallerde, “hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz” ifadesi getirilmiştir. Sigorta dolandırıcılığı suçu TCK maddelerine göre iki ayrı şekilde incelenebilmektedir:
a) TCK m. 158/1-k bendine göre dolandırıcılık, sigorta bedelinin alınması maksadı ile gerçekleştirilir.
b) TCK m. 158/1-l bendine göre dolandırıcılık, sigorta çalışanı olarak kişinin kendisini tanıtması ile gerçekleştirilir.
Buna göre TCK m. 158/1-k maddesi, sigorta bedelini alacak bir şirket ya da kurum olmadan herhangi bir kişinin bu suçun faili olabileceğini göstermektedir. Ayrıca sigorta çeşidi de risk faktörü taşımamakta ve herhangi bir sigorta işlemi bu dolandırıcılıkta bir metot şekli olarak kullanılabilmektedir. TCK m. 158/1-l maddesi ise failin kendisini sigorta şirketinin çalışanı olarak tanıtması sonucunda gerçekleşir. Bu durum failin sigorta kurumunun adını kullanarak ya da gerçekte mevcut olmayan bir sigorta şirketinin adını söyleyerek suçu işlemesi sonucu gerçekleşir.
Sigorta dolandırıcılığı suçlarından TCK m. 158/1-l bendinin gerçekleşmesine dair işlenmiş bir suç şekli, 15. Ceza Dairesi 2016/3275 E., 2018/4727 K. kapsamında görülmüştür. Failin “sigorta bedeli almak için dolandırıcılık” yapmış, hüküm 6 ayrı maddede açıklanmıştır: “1-Sanık hakkında dolandırıcılığa teşebbüs eylemlerinden; beraat. 2-Sanığın… Sigorta AŞ’ye karşı dolandırıcılık eyleminden; TCK’nın 158/1-k, 43, 62/1, 52/2, 53/1, 58/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet. 3-Sanığın … Sigorta AŞ’ye karşı dolandırıcılık eyleminden; TCK’nın 158/1-k, 43, 62/1, 52/2, 53/1, 58/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet. 4-Sanığın … Sigorta AŞ’ye karşı dolandırıcılık eyleminden; TCK’nın 158/1-k, 43, 62/1, 52/2, 53/1, 58/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet. 5-Sanığın … Anonim Sigorta AŞ’ye karşı dolandırıcılık eyleminden; TCK’nın 158/1-k, 62/1, 52/2, 53/1, 58/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet. 6-Sanığın … AŞ’ye karşı dolandırıcılık eyleminden; TCK’nın 158/1-k, 43, 62/1, 52/2, 53/1, 58/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet.”
Dava sonucuna istinaden failin dolandırıcılığa teşebbüs suçundan beraatine ilişkin temyize başvurduğu, Yargıtay’ın ise tüm bu suçlar için temyiz itirazına red karar aldığı görülmüştür: “Sanığın sahte trafik kazası tespit tutanağı, bilirkişi raporları ve mahkeme kararları oluşturduktan sonra bir şekilde ele geçirdiği gerçekte kaza yapmış araçların kazalı fotoğrafları ve trafik belgeleri fotokopileri ile sigorta poliçelerini kullanarak oluşturduğu 19 adet farklı hasar dosyasını poliçeyi düzenleyen müşteki ve katılan … şirketlerine göndererek sigorta bedelini talep ettiği; bu şekilde üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçlarını işlediği iddia edilen olayda; 1-Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan verilen beraat hükümlerinin temyiz incelemesinde; Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçlarından doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı olmayan … Anonim Türk Sigorta Şirketinin bu hükümleri temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 2-Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde; Sanık savunması, katılan beyanları, tanık ifadeleri, bilirkişi raporu ve dosya kapsamından; sanığın mahkumiyetine ilişkin mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.” Failin sigorta dolandırıcılığı suçunu çeşitli şekillerde ve sigorta şirketleri adını kullanarak işlediği görülmektedir. Sonuç olarak nitelikli dolandırıcılık suçuna yönelik mahkûmiyet hükmünün verildiği ve sanık hakkında dolandırıcılığa teşebbüs eylemlerinden beraat kararının alındığı açıklanmıştır.
Sigorta dolandırıcılığı suçunu işleyen kişi ister TCK m. 158/1-k bendine göre isterse TCK m. 158/1-l bendine göre bu suçu işlesin etkin pişmanlık durumu söz konusu olabilir. Ancak burada suçun meydana getirdiği olumsuz sonuçların düzeltilmesi gözetilmekle birlikte ceza hukukuna katkıda bulunması da dikkate alınmaktadır. Sigorta dolandırıcılık suçunun üç ya da daha fazla kişi tarafından veya bir örgüt faaliyetiyle işlenmesi ise, cezanın artırılmasını gerektirebilecek bir durum olduğundan etkin pişmanlık hükümleri bu konuda işlenmiştir. Bu suç şeklinde cezada indirim yapılması bir şahsi sebep durumu olarak gözetilmekte ve etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilmektedir.
Etkin pişmanlık uygulamasında önemli diğer konu, suçun tamamlanmasından sonra etkin pişmanlığın uygulanamayacağı üzerinedir. Suç henüz teşebbüs aşamasındayken ve zararın giderilebileceği bir durumdayken etkin pişmanlık uygulanabilir. Etkin pişmanlık hükümleri, TCK m. 168’de düzenlenmiştir. Buna göre TCK m. 168/1’de, “Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.” Bu madde kapsamında dolandırıcılık suçu sonucunda zararın giderilmesini temel alacak bir indirme işlemi yapılmaktadır. TCK m. 168/2’de, “Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.” Kovuşturma aşamasındayken etkin pişmanlıkta cezanın indirilme süresi, TCK m. 168/1’de belirtilen süreden daha uzundur. Bu durum dava sürecinin uzamasına göre etkin pişmanlıkta uygulanacak cezai yaptırımın da artırılacağını göstermektedir.