İş hukuku, işçi hakları ile çalışma koşullarını düzenleyen, işveren ve işçi ilişkisiyle ilgili konuları inceleyen hukuk dalıdır. İşçi hakları konuları arasında, işçi ücret ve sendikaları; çalışma koşulları arasında, çalışanın iş verimliliği/performansını düşüren, sağlığına zarar veren faktörlere olan etkiler vardır. Bu hukuk dalı, işçinin haklarını korumayı ve böylece üretim yapanları iş hukuku kapsamında incelemeyi amaçlar. İş hukukunun düzenlendiği 4857 sayılı İş Kanunu çerçevesinde amaç ve kapsam ise şöyle verilmiştir: “Bu kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir. Bu kanun, 4. maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır. İşyerleri, işverenler, işveren vekilleri ve işçiler, 3. maddedeki bildirim gününe bakılmaksızın bu kanun hükümleri ile bağlı olurlar.” Buna göre kanunun 3. maddesinde belirtilen bildirim, işverenin bölge müdürlüğüne, işyerinin kurulması sonrası bildirmekle yükümlü olduğu işveren ve işçi hakkındaki genel bilgileri kapsar. Yine kanunun 4. maddesinde bu kanun içinde herhangi bir düzenlemeye tabi tutulmayanlar sıralanmıştır. Bunlardan bazıları, ev hizmetleri, deniz ve hava taşıma işleri, aile ekonomi sınırlarında kalan tarımla ilişkili her çeşit yapı işleri, sporcular şeklinde sıralanabilir. Burada verilen bilgiler çerçevesinde, İş Kanunu’ndan muaf olanlar, işçilerden bağımsız çalışanları ifade etmektedir. Bağımlı çalışanlar, işçi ya da memur kesimini, bağımsız çalışanlar ise esnafları, serbest meslek sahipleri gibi kişileri kapsamaktadır. Bağımsız çalışanlardan özellikle de İş Kanunu’nun 4. maddesinden muaf tutulanlar belirtilmiştir. Ayrıca İş Kanunu’na tabi olan çalışanlar, İş Sözleşmesi ile bunu gerçekleştirmekte ve işveren de bu kanunun hükümlerine uymayı kabul etmektedir. İş Kanunu’nun 8. maddesinde, “İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir. İş sözleşmesi, kanunda aksi belirtilmedikçe, özel bir şekle tâbi değildir. Süresi bir yıl ve daha fazla olan iş sözleşmelerinin yazılı şekilde yapılması zorunludur…” iş sözleşmesinin tanım ve şekli belirtilmiştir. Dolayısıyla iş hukuku kapsamı, kanunda iş sözleşmesiyle birlikte başlar. Çalışanın iş görmesi, ücret ve bağımlılığıyla birlikte devam eder. Sözleşme hükümlerinde belirtilen işin sona ermesine kadar da sözleşme geçerlilik kazanır.
İş Hukukunun Gelişmesi ve Özellikleri
İşçiler ile işverenler arasındaki ilişkileri düzenleyen hukuk dalı olarak iş hukuku, iki ayrı grupta incelenir ve bunlar da “bireysel iş hukuku ile toplu iş hukuku” şeklinde belirtilir. Bireysel iş hukuku, tek işçi ile işveren arasındaki iş sözleşmesinden doğan hukuki ilişkiyi; toplu iş hukuku ise, kolektif düzeydeki iş ilişkilerini belirtir. Toplu iş hukukundan bahsedilebilmesi için taraflardan birisinin mesleki kuruluş olması gerekmektedir. Bu ise sendika, kurum, örgüt gibi tarafların olduğu iş sözleşmelerinde geçerlidir. İş hukukunun gelişmesinde özellikle sendikalaşma hareketlerinin önemli olduğu, bunun yanında Türk hukuk sisteminde işçi hakları kapsamının bu yönde etkili bir faktör olduğu söylenebilir. İş hukukunun ortaya çıkmasındaki asıl konu, işçinin korunmasını sağlamaktır. Ancak iş hukukunun en önemli prensiplerinden biri, işçi ile işveren arasındaki dengenin hassas bir şekilde oluşturulmasını sağlamak ve hukuk sistemi gereğince işveren haklarını temel alan hukuku uygulamaktır. İşçi ile işveren hakları günümüz çalışma koşulları kapsamında değerlendirildiğinde, özellikle Covid-19 pandemisi sonrasında birçok değişimin olduğu ve esnek çalışma koşullarının başladığı söylenebilir. Dolayısıyla işçinin bu konu ya da İş Kanunu çerçevesindeki haklarını bilmesi ve işverenin sözleşme koşullarını kanuna uygun bir şekilde hazırlatması gibi birçok konu için avukatlık hizmetini alması önerilir. Bunun için Kule Hukuk Bürosu’ndan danışmanlık hizmeti alabilirsiniz. Özellikle de günümüzde çalışma koşullarının İş Kanunu çerçevesinde değerlendirilmesi, iş akdi, sözleşme içeriği, sözleşmenin sona ermesi, sigorta işlemleri ya da takibi, işçi kazası gibi birden çok konu takibi için danışmanlık talep edebilirsiniz. Dava süreçlerinizi hızlı bir şekilde yönetmek ve uyuşmazlıkları çözümlemek için Kule Hukuk Bürosu avukatı Behzat Küle’den danışmanlık hizmeti alabilirsiniz.
İş Hukuku Kapsamında Sunduğumuz Avukatlık Hizmetleri
Çalışma hayatında işçi ya da işverenin yaşayabileceği sorunlar, uyuşmazlıkların doğması ve İş Kanunu kapsamında hakların aranmasına ortam hazırlar. Her iki tarafın haklarını koruma, süreci hızlı şekilde çözümleme gibi konular açısından danışmanlık hizmetleri önemlidir. İş hukuku avukatı, uyuşmazlığa neden olan sorunları her iki tarafın davranış ve hakları çerçevesinde değerlendirir ve “iş mahkemesi” olarak anılan yargı organlarında uyuşmazlıkların çözümlenmesi için süreci takip eder. İş hukukunda sunduğumuz avukat hizmetlerimizden bazıları şunlardır:
-
İş sözleşmesinin hazırlanması ve uygulanması,
-
İş sözleşmesinin denetlenmesi ve işçi-işveren haklarının takip edilmesi,
-
İşe giriş ve işin devamlılığında yaşanacak çatışmaların hem işçi hem de işveren için İş Kanunu’na göre takip edilmesi,
-
İşçinin haklarının İş Kanunu kapsamına uygun şekilde hazırlanması,
-
İşçi ücretlendirmelerinin yapılmasında işverenin sunduğu sözleşme şartlarının iş hukukuna uygunluğunun takip edilmesi,
-
İşverenin sunduğu hak ve hizmetlerin korunması açısından işçinin haklarının açık ve net bir şekilde sözleşme kapsamında sıralanması,
-
İş kazası ya da genel olarak çalışma koşullarına yönelik sorunlarda işçi haklarının korunması veya bu durumlardan doğan davalarda tazminatın takip edilmesi,
-
Çalışma ortamında şiddet türlerinin hem fiziksel hem de psikolojik şiddet dâhilinde işçi açısından belirli danışmanlıkların yapılması,
-
İş akdinin feshi ve işe iade davaları,
-
Sigortalılığın belirlenmesi ya da devamlılığının tespit edilmesi davaları,
-
Sosyal sigorta davaları ve sözleşme kapsamında (iş hukukunda) sigorta haklarının denetlenmesi davaları,
-
İş modellerindeki esnekleşmenin hem işçi hem de işveren haklarında, sözleşme kapsamında düzenlemek.
